deviantART

 
About Me Premium Member General Digital Photographer Gülden25/Female/Turkey Recent Activity Deviant for 3 Years
1 Month Premium Membership
Statistics 293 Deviations
549 Comments
5,003 Pageviews

Featured


Flash Player 8 is required to view SitBack. Get the latest version of Flash Player.

Sokak Edebiyati Afish

Sokak Edebiyatı, anti-otoriter, anti-kapitalist, anti-militarist ve anti-seksist bir oluşumdur. Kesinlikle ticari değildir. Öncelikli amacı; yukarıda saydığımız tüm faaliyetlerin sürdürülmesi ve üretilen sanatsal ürünlerin yayınlanması için gereken maddi miktarın geri dönüşümünü sağlamaya, örneğin bir derginin bir sonraki sayısının basımı ve dağıtımı için gereken maddi miktarın önceki sayıdan geri dönüşümünü sağlamaya ve bu işin sürdürülebilir kılınmasına çalışmaktır… Zaten, bugüne kadar, yayınladığı yaklaşık 60 kadar fanzinde sürekli cepten yiyerek bugünlere kadar gelmiştir… Sonrasında, eğer olabiliyorsa, kazanılan maddi miktarı, yayınlarında çalışmalarını yayınlayan insanlarla da paylaşabilir. Şu an için görülen, daha uzun bir süre, cepten yemeye devam edeceğimiz…

• Sokak Edebiyatı; değişime ve güzel bir geleceğe inanmaz, bunların hazırlığı içerisinde de değildir, umut vaat etmez, her şeyin boktan olduğunu ve daha da boka batacağını bildiği bir dünyada, “gerçek” olanla ilgilidir ve sadece “isyan” barındırır.

• Sokak Edebiyatı; bir topluluk değildir, toplum olmayı yadsır, bireysellikten ve bireyden yanadır. Bu nedenle, Sokak Edebiyatı’na destek olan her bir birey, bir diğeri ile çatışabilir, birbiri ile çelişkili olabilecek iki ayrı yazı, aynı yayın içinde yer alabilir; farklı olmanın güzelliğini bilmekte; farklılıkların tek bir potada sindirilmesindense, tüm farklılıkların birbirlerini sindirme çabası içinde olmadan bir arada yaşayabileceğini düşünmektedir. Bu nedenle, kendi içimizde sürekli tartışmakta ve arada bir fikirsel olarak ayrı düşmekteyiz, ama, zaten her birimiz aslında yalnız, yapayalnız olduğumuzun bilincindeyiz… Sokak Edebiyatı, bu yalnızlar, dışlanmışlar, deliler ordusunun bir tımarhanesi olmaktan öteye geçmez! Ve tedavi edilmek yerine, delilik ve anormallik dozajını samimi bir şekilde korumaya çalışır sadece….

Play It Again Sam

Spiritual

Şu an son kez bakıyorum kendi gözlerimden.
Yakında değiştirecekler beni istemeden.
Ben mi seçtim ki bu oyunu, kurallarını seveyim?
Bir zar atımı diyordu adam..
Belki de önce onu dinlemeliyim..

Zor; inan çok zor.
Bu küçük ellerle dünyaya tutunmak,
Çok zor.

Gölgesi düşerse ruhuma benden önceki herşeyin,
Perde açılmadan önce kendime gelmeliyim.
Ben mi diktim ki bu kostümü neden giyeyim?
Hayat başladığı gibi biter.
Belki de rolümü boşvermeliyim.

Zor; inan çok zor.
Bu küçük ellerle dünyaya tutunmak,
Çok zor.

"Redd"

Sampiyon Besiktas

Journal Entry: Sat May 30, 2009, 2:31 PM


Beşiktaş'ın kulü p arması kuruluş tarihini simgelemektedir.
Armadaki ilk beyaz çubuk biri (1), üç siyah çubuk üçü (3), ikinci beyaz çubuk da ikinci biri (1) ifade etmektedir. Armanın tümü dokuz parçadan oluşmaktadır ki bu dört rakam yan yana geldiği zaman Hicri takvimdeki 1319'u meydana getirir. Bu rakamın Rumi yıl karşılığı ise Beşiktaş Kulübünün kuruluş yılı olan 1903'tür.
NEDEN SİYAH BEYAZ
Balkan savaşından Osmanlı İmparatorluğu yenik çıkmıştı. Koskoca Balkan toprakları artık yoktu. Ülkede bu durum büyük üzüntü yarattı. Özellikle gençler savaşın sonucunu uzun süre kabullenemediler. Bu ortamda, adı daha sonra Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirilen kulübün üyeleri Balkan savaşlarında verilen kayı pların anısına renkleri içinde bulunan kırmızıyı siyaha çevirmeye ve Balkan toprakları geri alınıncaya kadar spor alanlarında siyah-beyaz renklerle mücadele vermeye karar verirler. Ama ondan sonraki yıllarda Balkan toprakları geri alınamadığından Beşiktaş'ın renkleri kırmızı-beyaz'a döndürülmeden siyah-beyaz olarak kalır.
1932-33 sezonunda İstanbul Amatör Ligi'nin bitmesine bir hafta kalmıştı. Son maç Beşiktaş ile Fenerbahçe arasındaydı. Bu maç şampiyonu belirleyecekti. Fenerbahçe Beşiktaş'tan iki puan öndeydi. Dolayısı ile bir beraberlik Fenerbahçe'yi şampiyon yapmaya yetecekti. Beşiktaş ise mutlaka kazanmalıydı. Futbolu Beşiktaş'a getiren Şeref Bey son zamanlarda yakalanmış olduğu hastalığın neticesinde her geçen gün eriyip gidiyordu. Ancak Şeref Bey'in ömrü o önemli maçı görmeye vefa etmedi. Bedeni hastalığa daha fazla dayanamayan Şeref Bey genç yaşta hayata veda etti. Maçtan bir gün önce de toprağa verildi
Tarih 16 Haziran 1933'tü. Final maçı oynanacak ve de sonunda ya Beşiktaş ya da Fenerbahçe şampiyon olacaktı. Sahaya çıkmadan önce Beşiktaş soyunma odasında herkesin Şeref Bey'in ölümü nedeni ile büyük bir üzüntü içinde olduğu görülüyordu. O sırada Hakkı (Yeten) sessizliği bozarak arkadaşlarına kendilerine gelmelerini söyledi. Eğer Şeref Bey hayatta olsaydı onun kendilerinden tek isteyeceğinin bu maçı kazanmaları olacağını hatırlattı. Bunun üzerine Beşiktaşlı futbolcular Şeref Bey'e layık olacak bir oyun ortaya koymak üzere ant içerek sahaya çıktılar.
Beşiktaş tarihinde ilk kez sahaya bu maçta simsiyah formalarla çıkmıştı. O matemin simgesiydi. Şeref Bey'in kaybedilişinin acısını yansıtıyordu.
Maç başladı. Fenerbahçe defansta kalıyor, bir puan için oynuyordu. Beşiktaş ise atak üstüne atak geliştiriyor ve gol atmak için yükleniyordu. Oyunun 24'üncü dakikasıydı. Nazım'ın Fenerbahçe filelerine gönderdiği top tüm Beşiktaşlıları ayağa kaldırmıştı. Ancak hakem golü geçersiz saydı.
Oyunun büyük bölümü Fenerbahçe yarı alanında ve kalesi önünde oynandı. Ancak gol olmadı ve maç başladığı gibi 0-0 bitti. Bu sonuçla Fenerbahçe şampiyonluğa uzanmıştı.



Maçtan sonra konuşanlar ligi ikinci sırada bitirmesine rağmen Beşiktaş'ı öve öve bitiremiyorlardı.

- Ne takımdı öyle!
- 90 dakika içinde tam 66 kez akın yaptılar!
- Kartallar gibi saldırdılar.
- Evet. Aynen kara kartallar gibi...

İşte o siyah formalardan ve müthiş futboldan sonra Beşiktaş şampiyonluğa ulaşamamıştı ama büyük bir unvan kazanmıştı:
KARA KARTALLAR.


  • Mood: Joy
  • Listening to: Kreator
  • Reading: Boris Vian
  • Watching: Damages
  • Playing: Mortal Combat 4 / Tekken 3 :)
  • Eating: Cherry
  • Drinking: Beer

deviantID

''kim kimi kurtarabilmişti şimdiye kadar? beni kim kurtaracaktı? ''kurtuluş'' dedim ''ankara'da bir mahalle.'' fazlası değil. belki bir de bob marley'in en iyi şarkısı. daha fazla düşünmeye gerek yok. adı her yerde, kendisi yok. kurtulmaya gelmiyoruz bu dünyaya. daha da saplanmak için buradayız. dibine kadar. onun için çürüyor bedenlerimiz ölünce. mısırlılar uğraşmış efendileri kurtulsun diye. ama nafile. çaresi yok. kurtuluşu beklemek yararsız. gelmez çünkü. kontenjan dolmuş. biz daha çok kötülüğün sınırını zorluyoruz.
mucizeler bitti. doğmak yeterince mucizevi. başka bir tane daha beklemek aptalca. ölmek de ikincisi. bunların arasında da bir şey yok. kimse beklemesin...

anladım bir yangın merdiveni olmadığını. hayatın arka kapısı yoktu. gizlice sigara içilen karanlık bir boşluğu bile yoktu. her şeyi bilen, her şeyi bilmeye devam ediyor ve bana gülüyordu.''

Devious Info

  • Current Residence: Ankara;Turkey
  • deviantWEAR sizing preference: XSmall - Small
  • Interests: Reading, Writing, Photography
  • Favourite movie: Requiem For A Dream,Amorres Perros
  • Favourite band or musician: Dark Tranquillity, Judas Priest, Kreator
  • Favourite genre of music: Thrash Metal / Heavy / Melodic Death Metal
  • Favourite artist: Gustave Dore, Salvadore Dali, Derek Hess
  • Favourite poet or writer: Hakan Günday
  • Favourite style of art: Greyscale Photography, Photomanipulation
  • Operating System: Windows
  • MP3 player of choice: Archos 605 wi-fi
  • Skin of choice: White
  • Favourite game: Quake
  • Favourite cartoon character: Bugs Bunny
  • Personal Quote: Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir ki?
  • Tools of the Trade: NIKON D80, 18-200mm f/3.5-5.6G ED IF AF-S VR DX Zoom Nikkor, UC-LOGIC WP8060-TAB08 Graphic Tablet

The Chosen Pessimist

Tell me which side I'm on,
Approaching constant failure..
Tell me which side I'm on,
Who's friend or foe?
Approaching constant failure...

Between love and hate
Which path to follow?
How can I keep balance in this race?
Come faith, I'm dying... Slowly

In many ways I'm the burden that divides us from the light,
In many ways you're the halo that keeps my spirit alive.
Temptation,
Play the good or evil part,
With me you invoke the dark,
Erase the free will..
...Watch me heal


Tell me which side I'm on,
Approaching constant failure..

Between love and hate
Which path to follow?
How can I keep balance in this race?
Come faith, I'm dying..

Amused by the trials and tribulations,
If I survive I'll fly from here,
But as The Chosen Pessimist!
I carve my name in stone
I.. carve my name in stone

[Amused by the trials and tribulations]
[If I survive I'll fly from here]
How can I keep balance in this race?
[But as the chosen pessimist]
Come faith I'm dying...

Visitors

:iconunthatow:
~unthatow
Jul 16, 2009
10:39 pm
:iconrandinomo:
~randinomo
Jul 16, 2009
5:26 pm
:iconsynthetamine:
=Synthetamine
Jul 14, 2009
2:44 pm
:iconmorning---wood:
*morning---wood
Jul 13, 2009
3:19 am
:iconlearn2fuckingswim:
~Learn2FuckingSwim
Jul 13, 2009
2:42 am

Journal History

Last Fm

Comments


ben teşekkür ederim, güzel bir sayfa yarattığınız için.

--
yumusak gR
:+fav: için teşekkürler ederim .)

--
omnes vulnerant ultima necat.
Thank you for the :+fav: on Black Dream CSS

--
Life only becomes complicated when you can't make honest choices.

My Stock: ~DruidWuStock
favori ettigim resimleri cektigin icin de ben tesekkur ederim : )

--
yasadigimiz yalanlar uzerine verilmis akilli kararlar
[link]
:)

--
when you find your truly belief, you should follow your spirit as your guide...
teşkür ettim :+fav: için

--
i play such a good (in)sane game, nobody believes where i go.
güzel id :)

--
Ölümün oldugu yerde daha ciddi ne olabilir ki!
fav için teşekkürler efenim
:headbang: favlayan kopek ısırmaz :P
:matrixfight:

--
Ölümün oldugu yerde daha ciddi ne olabilir ki!

Site Map